Tarih : 06.02.2026
Sayı : BBDAS/2026-39
Konu : SGK Alacaklarının 6183 Sayılı Kanun Kapsamında Tecil Ve Taksitlendirilmesi Usul ve Esaslarında Bazı Değişiklikler Yapıldı
Sigorta Primleri Genel Müdürlüğü Yönetim Kurulu’nun 28.01.2026 tarihli ve 2026/67 sayılı kararıyla çıkarılan
30/01/2026 tarih ve 2026/7 sayılı Genelge ile, 2024/12 sayılı Genelgenin bazı maddelerinde yapılan değişiklikler aşağıdaki şekilde düzenlenmiştir.
1- Teminat istenmeden tecil talep edilebilecek borç tutarı tahsil daireleri itibariyle 50.000 TL’den 250.000 TL’ye çıkarılmıştır. Bu değişiklik ile, 250.000 TL ye kadar olan borçlar için teminat istenmeden tecil/taksitlendirme talep edilebilecektir. Bununla beraber, 250.000 TL tutarın üzerindeki amme alacaklarının tecilinde, gösterilmesi zorunlu teminat tutarı 250.000 TL’yi aşan kısmın yarısı kadar olacaktır.
2- Genelgenin 17.4 maddesindeki “Tecil talep edilen borç tutarının ödeme planı bazında en az %10’u ilk taksit (peşinat) tutarı olarak belirlenecek, kalan borç diğer taksitlere eşit olarak bölünecektir. Tecil işlemi, belirlenen ilk taksit tutarının tamamının ödendiği tarihte başlayacaktır.” hükmü kaldırılarak “Tecil işlemi, belirlenen ilk taksit tutarının defaten ödendiği tarihte başlayacaktır.” Hükmü getirilmiştir. Bu düzenleme ile borcun tecil edilmesinde aranan ödeme planındaki borcun % 10 luk kısmının peşinat olarak ödenmesi kuralı kaldırılmıştır.
Örnek: C Limited Şirketi tarafından, 02/03/2026 tarihinde Kurum ünitesine 550.000 TL sigorta primi aslı, 200.000 TL gecikme cezası ve zammından oluşan toplam 750.000 TL tutarındaki borcunun 24 ay süre ile tecil edilmesi için başvuruda bulunularak ilk taksit tutarına mahsuben 09/03/2026 tarihinde 31.250 TL ödenmesi hâlinde ilk taksit tutarının ödendiği 09/03/2026 tarihi, tecil tarihi olarak kabul edilecektir.
3- Genelgenin 17.4.1. Tecil süresi ve kademeli tecil" başlıklı bölümünün üçüncü ve dördüncü paragraflarında yer alan “borç tutarının ödeme planı bazında en az %10’u ödenmesi” şartı kaldırılmıştır.
Buna göre, borçlular tarafından kademeli tecil talebinde bulunulması durumunda, en fazla başlangıçtaki altı aya ait taksit tutarları, tecil talep edilen borç tutarının, ödeme planındaki taksit sayısına bölünmesi suretiyle bulunacak tutarın %50'sinden az olmamak kaydıyla kademeli taksit tutarları hesaplanacaktır (talep edilmesi hâlinde düşük taksit tutarları %50'nin üzerinde de olabilecektir). Daha sonraki aylara ait taksit tutarları ise geriye kalan borç miktarının, kalan taksit sayısına bölünmesi suretiyle eşit olarak hesaplanacaktır.
4- Tecil talebinin değerlendirilmesinde; borçlunun, talepte bulunduğu yıl ile bu yıldan önceki iki takvim yılı içerisinde 6183 sayılı Kanunun 48 inci maddesi kapsamında üç kez (Daha önce bu 2 kez olarak uygulanmaktaydı) tecilinin bozulmuş olması halinde, söz konusu bozulmuş tecil borçları ödeninceye kadar yeni tecil talebi kabul edilmeyecektir.
Ancak, daha önce bozulmuş olan tecil işlemlerine ilişkin borçların başvuru tarihinden önce ödenmiş olması hâlinde, söz konusu tecil işlemleri bozulmuş tecil sayılmayacak ve yeni tecil talebinin değerlendirilmesinde dikkate alınmayacaktır.
Ayrıca, tecil süreci devam ederken borçlunun yapılandırma kanunlarından yararlanmak amacıyla yaptığı başvurular nedeniyle sona eren tecil işlemleri, bozulmuş tecil olarak değerlendirmeye alınmayacaktır.
Diğer taraftan, bozulmuş olan tecil sayılarının belirlenmesine ilişkin uygulama ünite ve borçlu bazında yapılacaktır.
5- Tecil işleminde borçlulardan teminat olarak öncelikle 6183 sayılı Kanunun 10 uncu maddesinde sayılan kıymetlerden paraya çevrilmesi kolay olan nakit niteliğindeki kıymetler, banka teminat mektubu, kefalet senedi, hazine bonosu ve devlet tahvili gibi teminatların alınmasına gayret gösterilecektir.
Ancak, borçlular tarafından bu nitelikteki kıymetlerin teminat olarak gösterilmesi çoğu zaman mümkün olmadığından, 6183 sayılı Kanunun 10 uncu maddesinde öngörüldüğü şekilde Kurum tarafından haczedilmek suretiyle teminat olarak alınması mümkün olan menkul ve gayrimenkul malların teminat olarak gösterilmesi hâlinde, bu nitelikteki malların durumu, olayına münhasır olarak farklılık gösterebileceğinden, değer tespitine ilişkin raporlar da dikkate alınarak öncelikle satış kabiliyeti yüksek olan, Kurum tarafından muhafazası kolay, zaman içinde değer yitirmeyen ve Kurum alacağının tahsilini kolay kılan nitelikteki menkul ve gayrimenkul malların teminat olarak alınmasına dikkat edilecektir.
Kurum alacaklarına karşılık öncelikle, üzerinde başka idareler ile gerçek veya tüzel kişilerin haciz, ipotek, rehin gibi kısıtlayıcı takyidatı bulunmayan ve satış kabiliyeti olan mallar teminat olarak alınır.
Borçlular tarafından nakit niteliğinde teminatın veya üzerinde ipotek, rehin, haciz ve diğer kısıtlayıcı nitelikte takyidat bulunmayan menkul veya gayrimenkul malın bulunmadığının bildirilmesi ve tecil talep tarihine kadar yapılan icra takip işlemleri ile mal varlığı araştırması neticesinde üzerinde takyidat bulunmayan menkul veya gayrimenkul mal bulunmadığının anlaşılması durumunda, teminat olarak gösterilen mahcuz mal üzerinde Kurum haczinden önce tesis edilen takyidatın güncel değerleri ile tecil talep edilen borç için gösterilmesi gereken zorunlu teminat tutarı toplamının söz konusu mahcuz malın yukarıda belirtildiği şekilde tespit edilmiş değerini aşmaması hâlinde mahcuz mal teminat olarak kabul edilebilir.
6- Gösterilen teminat taşınır ise öncelikle icra memuru tarafından değer tespiti yapılır. Taşınırın niteliğine göre ilgili servis veya ünite amiri tarafından gerek görülmesi hâlinde bilirkişilere değer biçtirilir ya da ilgili meslek ve esnaf odalarından görüş alınır veya emsal malların piyasa araştırması yaptırılır.
Tecil işlemlerinde teminat olarak taşınmaz gösterilmiş ise değer tespitlerinde;
1) Sermaye piyasası mevzuatı çerçevesinde yetkilendirilmiş değerleme uzmanları veya değerleme şirketleri tarafından düzenlenen raporlar,
2) Ticaret, Sanayi ve Deniz Ticaret Odaları ile Türk Mühendis ve Mimar Odaları veya bunların bağlı olduğu birlik yönetimlerince bilirkişilik, eksperlik ve hakemlik yapma yetkisi verilenler tarafından düzenlenen raporlar,
3) Bankalar ve sigorta şirketleri tarafından yaptırılan değer tespit raporları,
4) Mahkemeler veya icra daireleri tarafından yaptırılan değer tespit raporları,
5) Kurum teknik personeli tarafından düzenlenen raporlar esas alınır.
Yukarıdaki 1'inci, 2'nci ve 3'üncü sırada sayılan raporları düzenleyen kişilerin yetki veya ruhsat belgelerinin, 4'üncü sırada sayılan raporları düzenleyen kişilerin ise görevlendirme yazılarının rapora eklenmesi zorunludur.
Söz konusu değerleme raporlarından, tecil başvurusunda bulunulan yıl veya bir önceki takvim yılı içerisinde düzenlenmiş raporlar kabul edilecektir.
7- “Ödemeler nispetinde hacizlerin kaldırılması, teminatın iadesi ve teminat değişikliği" başlıklı bölümünde yer alan örnek-2 aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
Örnek-2: K Anonim Şirketinin gecikme cezası ve zammı dâhil 6.000.000 TL tutarındaki sigorta primi borcundan dolayı Eskişehir Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü tarafından her biri 1.000.000 TL değerindeki 5 araç (toplam 5.000.000 TL) üzerine haciz tatbik edilmiştir. Borçlu şirket, tecil talep etmiş ve söz konusu borçlar 36 eşit taksitle ödenmek üzere tecil edilmiştir. Haczedilen araçların toplam değeri, tecil edilen borç tutarından az, ancak zorunlu teminat tutarından (6.000.000-250.000) / 2 = 2.875.000 TL'den fazladır. Borçlu şirket tarafından, 25 taksit ödendikten sonra kalan borç tutarının tecil faizi dâhil 3.646.652,78 TL olduğu varsayıldığında, 4 aracın toplam değeri, kalan 3.646.652,78 TL tutarındaki borcu karşıladığından, talep edilmesi hâlinde sadece bir araç üzerindeki haciz kaldırılabilecektir.
8- Genelgenin 17.8.1. Aylık taksitlerin aksatılması" başlıklı bölümünün birinci bendinde yer alan "üç" ibaresi " dört", "üçüncü" ibaresi "dördüncü", ikinci bendinde yer alan "iki" ibaresi "üç" şeklinde değiştirilmiştir. Bu kapsamda Tecilin bozulmasında aranan 3 taksitin ödenmemesi kuralı 4 taksit olarak değiştirilmiştir. Yine tecilin bozulmasında iki taksitin son taksit ödeme süresi sonuna kadar ödenmemesi hâlinde bozulma kuralında, 2 taksit şartı 3 taksit olarak revize edilmiştir.
9- Genelgenin 17.8.2.1. bölümündeki Cari ay kavramı yeniden tanımlanmıştır. "Cari ay kavramı, yasal süresi içerisinde verilmiş olan aylık prim ve hizmet belgelerinden veya muhtasar ve prim hizmet beyannamelerinden kaynaklanmakla birlikte tecil peşinatının ödendiği tarih itibarıyla henüz ödeme vadesi geçmemiş primler ile bu tarihten sonra yasal süresi içerisinde verilen prim belgelerinden/beyannamelerinden kaynaklanan primler, cari ay borcu olarak kabul edilecektir." Şeklinde tanımlanmıştır
10- Genelgenin "17.8.2.2. Cari ay yönünden bozma şartları" başlıklı bölümünün birinci bendinde yer alan "üç " ibaresi "dört", "üçüncü" ibaresi "dördüncü", ikinci bendinde yer alan "iki" ibaresi "üç" şeklinde ve aynı bölümdeki örneğin ikinci paragrafında yer alan "2025 yılı Haziran" ibaresi "2026 yılı Mayıs, Haziran", "üç " ibaresi "dört", "2025 yılı Ağustos" ibaresi "2026 yılı Ağustos" şeklinde, aynı örneğin dördüncü paragrafında yer alan "üçü" ibaresi "dördü" şeklinde değiştirilmiştir. Bu kapsamda cari ay yönünden tecilin bozulma şartlarında üç taksit şartı 4 taksit olarak değiştirilmiştir. Yine bir takvim yılında en fazla 2 cari aya ait borcun ödeme planındaki tecil süresi aşılmamak kaydıyla en geç izleyen takvim yılının sonuna kadar ödenmemesi hâlinde tecilin bozulma kuralında 2 cari ay şartı 3 cari ay olarak revize edilmiştir.
Saygılarımızla.
BOĞAZİÇİ BAĞIMSIZ DENETİM VE YMM A.Ş.
(!) Sirkülerimiz yayımlandığı tarih itibariyle; ilgili olduğu mevzuat düzenlemelerinin duyurulmasına yönelik genel açıklamalar içermektedir. Mevzuat düzenlemeleri karşısında, her olayın kendine has özellikleri ile birlikte değerlendirilerek getireceği yükümlülükler veya sağlayacağı avantajlar titizlikle değerlendirilmelidir. Mevzuat değişiklikleri üzerine yapılabilecek yorum, eleştiri veya tavsiyeler önemli görülen konulara dikkat çekmeye yönelik olup, uygulamada ilgili kurum veya kuruluşların belirlediği usul ve esaslara göre işlem yapılması esastır. Konularında uzman kadrolarımızdan olaya özgü ilave görüş alınmadan, sadece sirkülerimiz esas alınarak yapılacak işlemler sonucunda doğabilecek zarar ve yükümlülüklerden yazar veya müşavirliğimiz sorumlu tutulamaz.
204 kişi tarafından görüntülenmiştir.